Teknik Bilgiler
Hidroelektrik Santral
Hidroelektrik Santralı, barajda biriken su
Yerçekimi Potansiyel Enerjisi içermektedir. Su, belli bir
yükseklikten düşerken , enerjinin dönüşümü prensibine göre
Yerçekimi Potansiyel Enerjisi si önce
kinetik enerji (mekanik
enerji) ye daha sonra da
Türbin
çarkına bağlı jeneratör motorunun dönmesi vasıtasıyla
Potansiyel elektrik Enerjisi ne dönüşür.
Fizik ten
hatırlayalım, 1 kg lık bir kütle, 1 m yükseklikten düştüğünde ;
W (kg m2/sn2=N-m=joule)= m(kg)*g(
m/sn2)*h(m)= 9.8 N-m lik iş yapılmış olur.
Net düşüsü 100 m olan bir barajda 1 ton suyun yaptığı iş;
W= 1000*9.8*100= 980 000 N-m=joule(j) dür.
Su düşüşü veya hidrolik düşü
Birbiri ile irtibatı bulunan iki su seviyesi arasındaki kot farkına denir. Bir Hidroelektrik Santralda düşü ise üst su seviyesi ile çıkış su seviyesi arasındaki yükseklik farkıdır. Cebri borular ve diğer yerlerdeki kayıplar göz önüne alınmazsa bu mesafeye net hidrolik düşü diyebiliriz.
Özgül Su Sarfiyatı
Yukarıdaki örneği devam ettirirsek;1 kWh=3 600 000 j olduğundan, 1
ton suyun yaptığı iş ;
980 000/3 600 000= 0.27 kWh olacaktır.
Tersten okursak; 1 kWh enerji için, 3 600 000/980 000=3,67 m3
su harcamak gerekir.
1 kWh enerji için harcanan su miktarına Özgül Su Sarfiyatı denir.
Net düşü ile ilgilidir. Baraj su seviyesi düştükçe Özgül Su Sarfiyatı
yükselir. Yani aynı enerji için daha çok su harcanır.
Özgül Su Sarfiyatının hesabı
İş= m*g*h = Q*1000*9.8*h/3600000 (kWh) olduğuna göre;
![]()
olur.
Hidroelektrik Santralın Gücü
Yukarıdaki örnekte anlatılan işi 1 sn içinde yaptıran 980 000 N-m/sn
lik güç
tür. 1 N-m/sn = 1 watt olduğundan, eşdeğeri 980 kW lık güçtür.
Yapılan işin, yükseklik (net düşü) ve türbin çarkından geçen suyun kütlesi ile ,kütlenin de suyun debisi(Q m3/sn) ile doğru orantılı , ayrıca Güç=iş/zaman olduğu bilindiğine göre, sürtünme kayıplarınıda göz önünde tutarak formüle edersek;
![]()
![]()
![]()
![]()
olarak bulunur. Hidroelektrik santral çeşitleri
Hidroelektrik santrallar , kaynağına göre, rezervuarlı ve
kanal tipi olarak tesis edilebilirler.
Rezervuarlı santrallarda öncelikle bir baraj yapılacağından suyun
kullanımı enerji gereksinimine göre ayarlanabileceğinden verimleri
yüksektir.
Kanal tipi santrallar, rezervuarlılara göre daha ucuza mal
olmalarına karşın su biriktirme olanağı olmadığından gelen su debisine
göre çalışmak zorundadırlar.
Hidroelektrik Santralların Ana Bölümleri
Bir hidroelektrik santral binlerce parçadan meydana gelir. Ana bölümleri şunlardır:
1- Su kaynağı yapısı : Rezervuarlı santrallarda baraj, kanal
tipi santrallarda ise bir tünel ya da açık kanaldır.
2- Su alma ağzı yapısı: Cebri boruya suyun giriş kısmıdır.
Izgaralar, kapak ve kapak açma-kapama mekanizmalarından oluşur.
Rezervuarlı santrallarda su girişi, yüzen cisimlerin borulara
girmemesi için baraj gövdesinin orta kotlarında yapılırlar.
3- Cebri (basınçlı) borular: Su alma ağzı ile santral arasında ,
ölçüleri debi
ve düşü ye göre hesaplanan kalın etli büyük çaplı çelik borulardır.
Santralın jeolojik yapısına göre gömülü oldukları gibi, görünür
olanlarıda vardır. Türbin çarkını çeviren suyun geçişine olanak sağlar.
4- Salyangoz (spiral) : Cebri boru sonuna monte edilen,
salyangoz biçimindeki basınçlı su haznesi, suyun çarka çevresel olarak
ve her bir noktadan eşit debide girmesini sağlar. Çevresel olarak sabit
kanatçıkları suya yön verir, açılıp-kapanabilir kanatçıkları ise çarka
verilen suyun debisini ayarlar. Çoğu santralda , cebri boru ile
salyangoz birleşme noktasında kelebek ya da küresel tabir edilen,
hidrolik basınç ile çalışan , cebri boru çapına uygun vanalar bulunur.
Bazı santrallarda bu vana tesis edilmeyebilir.
5-
Türbin : Türbin çarkı, türbin şaftı, türbin kapağı, hız
regülatör sistemi,
basınçlı
yağ sistemi, türbin yatağı,
soğutma
sistemi, kumanda panosu ve yardımcı teçhizattan oluşur.
Türbin şaftı, suyun kanatlarına çarparak döndürdüğü türbin çarkı ile
generatör rotoru arasında akuple olup generatör rotorunun dönmesini
sağlar.
6-
Generatör: Generatör
rotoru,
statoru,
yatağı,
ikaz(uyartım), soğutma sistemi, koruma sistemi, kumanda ve işletim
sistemi,
doğru akım sistemi,
kesici ve
ayırıcılar ile yardımcı organlardan oluşur. Rotor, çok güçlü tesis
edilmiş yatak üzerinde sabit hızla döner. Dönü sayısı, frekans ve kutup
sayısı ile doğru orantılıdır. Enerji stator sargılarından alınır.
7-
Transformatörler: Gerilimi yükseltme ya da alçaltma işlevini
üstlenmişlerdir. Tek fazlı, üç fazlı olabilirler. Her üniteye bir
transformatör olabileceği gibi birden fazla üniteye bir transformatörde
olabilir. Ana gövde, soğutma sistemi, yangın sistemi, koruma sistemi
bölümlerinden oluşur.
8- Şalt alanı :
Transformatörlerden çıkan
yüksek gerilim enerjinin iletim hatlarına bağlantı noktasıdır.
Kesiciler,
ayırıcılar, topraklama sistemi, koruma sistemi,
basınç
sistemi, ölçü sistemi,
iletim hatları üzerinden haberleşme sistemi kısımları vardır.
9- Diğer teçhizat: Ana teçhizatlardan ayrı olarak;
ısıtma
havalandırma sistemleri,
aydınlatma sistemleri,
doğru akım acil enerji,
alternatif akım acil enerji (diesel generator) sistemleri, sızıntı
toplama havuzları, besleme
pompaları, drenaj boşaltma pompaları,
haberleşme sistemleri,
kompresör ve tanklar gibi
basıçlı hava sistemleri,
yangın
koruma ve söndürme sistemleri, bakım, onarım ve küçük imalat atelyeleri,
montaj demontaj sahaları,
vinçler,
krenler gibi taşıma, kaldırma sistemleri,
arıtma sistemleri,
ilk yardım bölümü, batardo kapakları,labaratuarlar
vb bölümlerdir.
Hidrolik Santrallar
su değirmeni çalıştırma ilkesine dayandığından
Türbin
Çarkına çarpan su
türbin şaftını döndürerek
Mekanik enerji üretir. Türbin şaftı direk veya bir dişli sistemi ile
jeneratör
Rotoruna bağlıdır.
Jeneratör
Rotoru üzerinde bulunan sargıların dışarıdan bir
Doğru akım
Güç Kaynağı ile uyartılması sonucu rotor çevresinde bir
Manyetik alan doğar. Dönen rotorun etrafında oluşan manyetik alanın
Stator
sargılarının üzerinde
İndüklenmesi ile
stator
sargılarında gerilim oluşarak
elektrik enerjisi elde edilir.
Hidrolik Santralların Artıları, Eksileri
Bir barajın yapımı ve öncesinde; uzun süreli
yağış,
su,
jeolojik
çalışmalar yapılması, su altında kalan arazi için ödenen istimlâk
bedelleri, baraj yapım maliyetinin yüksek olması ilk yatırım maliyetinin
çok fazla çıkmasına neden olur ki bu bir dezavantajdır.
Başka bir dezavantajı ise ister istemez büyükçe bir ekili alanın hatta
bazı yerleşim yerlerinin, kimi yerde
antik
bölgelerin su altında kalacak olmasıdır. Dezavantajlarına karşın; ilk
yatırım yapıldıktan sonra,
enerji
üretiminin ana kaynağı su olduğundan üretim maliyeti çok ucuz
olmaktadır. Yakıtlı santralar gibi hava ve
çevre
kirliliği yaratmazlar.
Ayrıca barajların, elektrik üretiminin yanı sıra;
1 – Yerleşim yerlerinin suyunu karşılama,
2 – Sel ve taşkınları önleme,
3 - Tarım arazilerini sulama
4 -Balıkçılık
5 – Ağaçlandırmaya katkı , erozyonu önleme
6 - Turizmi
geliştirme
7 –
Ulaşım
8- İklimde
yumuşama gibi yararları bulunur.
Artıları ve eksileri ile ve de uzun yıllar kullanılacakları
değerlendirildiğinde tartışmasız olumlu yanları ağır basmaktadır.
Ülkedeki her akar su potansiyelinin enerjiye dönüştürülmesi mutlaktır.
Hidrolik Santrallar ile Termik Santralların karşılaştırılması
Hidrolik Santralların yıllık üretimleri, kaynağa gelen su
miktarıyla doğru orantılı olduğundan ve bir yıl boyunca gelen su
insanoğlunun elinde olmayıp tam kapasite çalıştırmaya
yetmiyebileceğinden, genel olarak puant santralı olarak çalıştırılırlar.
Devreye alınış ve çıkarışları çok kolay ve hızlı olduğundan su rejimine
bağlı olarak günün, enerji gereksiniminin çok olduğu- ki buna puant
saati denir - saatlerinde çalıştırılarak, enerjiye az gereksinim
olduğu zamanlarda devre dışı bırakılırlar. Bir Hidrolik Santral
ünitesi tam kapasite ile çalıştırılmayabilir. Örneğin 100 MW güçteki bir
ünite bir saat tam kapasite çalıştığında 100 000 kWh enerji üretebilir.
Tam kapasite çalışma türbin kanatlarının önündeki su giriş kapakçıkları
tam açıktır ve saniyede geçen su miktarı en üst düzeydedir. Ancak,
sistemden çekilen
enerji,
kullanıcıların devreye girme, çıkmalarına göre an be an değişir. Sisteme
anlık olarak istenilen enerjinin verilmesini üretim ünitesindeki
regülasyon sistemi sağlar. Regülasyon sistemi, türbin kanatlarının
önündeki su giriş kapakçıklarına otomatik olarak hükmederek daha az su
girişine paralel olarak daha az üretim yapar. Bu olaya sistemde
frekans
tutma denir. Tüm elektrikli alıcıların sağlıklı ve verimli çalışabilmesi
için
frekansın, alıcılarda imalat sırasında belirlenen
frekans
a - Türkiye ve Avrupa ülkelerinde 50 hz -uygun olması gerekir.
Termik santral ların devreye alınış ve çıkarışları çok kolay ve hızlı değildirler buna karşın yakıtlarını istenilen miktarda elde etmek insanoğlunun elindedir. Devreye alınış ve çıkarışları sırasında çok verim kaybına uğrarlar. Kızgın buharın, enerji üretimine hazır hale gelmesi için kazanların uzun süre yakılması gerekir. Bütün bu nedenlerden ötürü Termik santral lar arıza, revizyon, bakım vs durumlar dışında 24 saat sürekli çalıştırılmak üzere plan ve dizayn edilmişlerdir.
Elektrik Enerjisinin kullanıma sunulması
Stator sargılarında elde edilen orta
gerilim
elektrik enerjisi dir. Orta gerilim enerjinin şehirlere taşınması
için çok büyük kesitli iletkenler gerektiği, bunun da olanaksız olması
nedeniyle oluşan gerilim
Transformatörler vasıtasıyla Yüksek
gerilim
e çıkarılır ve ENH (Enerji nakil hatları) ile şehirlere taşınır. Yüksek
gerilim enerji kullanıma sunulamıyacağına göre, bu kez de yerleşim
yerlerindeki
Transformatörler vasıtasıyla kademeli olarak Alçak
gerilim
e düşürülerek kullanıma sunulur.
Elektrik enerjisi depo edilemez ama su depo ederek elektrik dolaylı olarak depo edilebilir.